Görüş Haberler KİM KİMDİR

Evrensel Gazetesi – Emek Partisi ve Alman vakfının derin ilişkisi

Evrensel Gazetesi – Ercüment Akdeniz – Emek Partisi ve Alman Friedrich Ebert vakfının ilişkisi

Evrensel Gazetesi – Emek Partisi ve Alman vakfının derin ilişkisi

Son günlerde Twitter’da Ayşen Şahin isimli kullanıcının bağlantıları bizi Alman Friedrich Ebert vakfına ulaştırdı.
Ayşen Şahin sosyal medyada Kadıköy’de Boğaziçi eylemcilerinin kaçtığı yeri polislere işaret eden esnafı hedef göstermesiyle gündeme gelmişti. Daha sonra Halk TV’de katıldığı bir canlı yayında “18 yaşını doldurmuş bir kimse reşittir, dağa bile çıksa devlet ailesini aramamalı” sözleriyle gündemde yer tutmaya devam etti.

Ayşen Şahin yarı meşhurluğun tadını çıkarıyor; o konuşuyor, medya “skandal” başlığıyla Şahin’in kendi mahallesine PR yapmasına olanak sağlıyor. İletişim Bilimci Şahin elbette bu kazancın farkındadır.

Biz Ayşen Şahin’den yola çıkarak tarihinde Nazilik yatan Alman vakıflarının “komünist” ilgisini ele alacağız.

Şahin’in köşe yazarı olduğu Evrensel Gazetesi, 1996 yılında kurulmuş Marksist – Leninist Emek Partisi’nin yayın organı.
Partinin şu anki genel başkanı Ercüment Akdeniz… 1972 Malatya doğumlu Akdeniz Varto’lu bir aileden geliyor. Gazeteci kökenli Akdeniz’in en büyük ilgi alanlarından biri de “mültecilik ve göç”! Tıpkı Alman vakıflarının olduğu gibi…
Ercüment Akdeniz Alman vakıflarıyla sık sık söyleşi ve paneller düzenleyen bir isim.

Ercüment Akdeniz

 

(Halkların Kardeşliği Derneği’nin kurucusu Üstün Bilgen-Reinart Alman derneklerinin köylüleri örgütleyerek düzenlediği Bergama olaylarıyla ilgili eylemleri kutsayan bir kitap yazmış. Alman vakıflarının bu komplosunu deşifre eden Necip Hablemioğlu 2002 yılında suikaste kurban gitmişti.)

KRİPTO ERMENİ Mİ?

Akdeniz, partiye yakın Hayatın Sesi televizyonun yanı sıra Almanya tarafından fonlanan Artı TV’de Erk Acarer’in programına çıkan bir isim. (Acarer dosyasını başka bir zaman açacağız. Ancak şunu belirtelim ki firari Erk Acarer’in Kripto Ermeni olma olasılığı çok yüksek… Marjinal solda isim yapan kişilerde bu olguya çok rastlıyoruz.)

DEĞİRMENİN SUYU NASIL DÖNÜYOR?

Evrensel Gazetesi 1995, Emek Partisi ise 1996 yılında kuruldu. Buna bir de 2007 yılında kurulan ancak 2016 yılında 15 Temmuz darbe girişiminden sonra KHK ile kapatılan Hayatın Sesi Televizyonu ekleyin. Yayıncılık çok etkili ancak pahalı ve zor para kazandıran bir iştir. Bir gazetenin, televizyonun, siyasi partinin hatta ve hatta bir haber sitesinin dışarıdan yardım almadan ayakta durabilmesi imkânsıza yakındır. Üstelik sermaye karşıtı olması beklenen Marksist – Leninist bir oluşumu hangi iş adamı destekler? Destekledi diyelim buradan fonlanmak savunulan değerlere ters değil midir?

Tespitlerimiz bizi Alman Friedrich Ebert Vakfı’na götürmektedir. Bizzat Alman Dışişleri tarafından fonlanan Ebert Vakfı Alman Sosyal Demokrat Partisi’ne (SPD) yakındır. Bu vakıf tüm dünyadaki sol hareketleri fonlayarak Alman istihbaratına ülke hakkında sunulacak raporların hazırlanmasında ve aşırı sol gruplardan etki ajanı devşirmede görevlidir. Ve bunu gözümüzün içine baka baka yaparlar.

Alman vakıflarına bir şekilde angaje olmuş gazeteciler cumhur ittifakının bütün politikalarına karşı çıksa da “Suriyeli mülteciler” politikasına destek vermekte ve kendilerinden beklenmeyecek bir tonda “Suriyeli duyarı” kasmaktadırlar. Amaç tabii ki mülteci hakları, insan onuru vs değildir. Asıl niyet hükümetin iç politikada zor durumda kalıp Türkiye’nin Avrupa’ya bakan sınır kapılarını açmasının önüne geçmektir.

Bu açıdan bakıldığında Evrensel Gazetesi ve Emek Partisi’nin “göç ve mülteci hakları” odaklı yayınlar yapması bize pek şaşırtıcı gelmedi.

25 yılı maddi açıdan engelleri aşarak devirmeyi başaran aşırı sol gazete Evrensel, yurtdışı temsilcilerini de bütçe ayırmaktadır.

SERDAR DERVENTLİ…

O isimlerden biri de Evrensel Gazetesinin Almanya/Köln temsilcisi Serdar Derventli… Derventli, Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu’yla (DIDF) çok yakın ilişkileri olan bir isim.

Serdar Derventli

DIDF’de bekleneceği üzere Alman Friedrich Ebert Vakfı’na entegre bir şekilde çalışıyor…

ETKİ AJANLIĞINA AÇIK ÖRNEK: BANU GÜVEN

Vakfın Türkiye’deki iletişim ve organizasyondan sorumlu ismi bir dönemin ünlü sunucusu Banu Güven. Güven, NTV’den sonra bir süre Artı Bir ve İMC TV’de çalıştı ardında da Alman vakfının maaşlı elemanı oldu.

Güven, Evrensel Gazetesi ve Emek Partisi’yle yakın ilişkiler içinde…

DARBEDEN HEMEN ÖNCE TÜRKİYE’DE…

Alman NGO’lar faaliyet gösterdikleri ülkelerde 5. Kol faaliyeti yürütmektedirler. Bir etki ajanı gibi faaliyet gösteren Frank Überall 15 Temmuz darbe girişiminden hemen önce Türkiye’ye gelmiş ve “muhalif” gazetelere destek ziyaretinde bulunmuştu. Aşağıdaki alıntı darbe girişiminden sadece 4 gün önce Birgün Gazetesi’nden alıntılanmıştır;

“Alman Gazeteciler Birliği Başkanı Prof. Dr. Frank Überall, Alman Die Tageszeitung Gazetesi İç Politika Editörü Pascal Beucker, Avusturya’nın en büyük gazetesi olarak kabul edilen Der Standard’ın Temsilcisi Anner Gulia Fink, Avusturya’da günlük çıkan gazetelerden Die Press’ten Duygu Özkan ve Evrensel Gazetesi ile Hayatın Sesi TV’nin Avrupa Temsilcisi Serdar Derventli’den oluşan heyet, Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat’ın koordinatörlüğünde Türkiye’de baskılara karşı yayın faaliyetlerini sürdüren gazeteleri ziyaret etti.”

Darbe öncesi müjde ve moral vermeye gelmiş gibi çok sayıda gazete ve televizyonu dolaşan Alman Gazeteciler Birliği Başkanı Frank Überall’in ziyaretini Evrensel Gazetesi koordine etti. Heyette DIDF ve dolayısıyla Friedrich Ebert Vakfı’yla ilişkili Dervetli de var…

Türkiye’deki muhalif medyayı gezip basın özgürlüğünden dem vuran Überall 2019 yılında Almanya’da yayın yapan RT Deutsch ve Sputnik’i “Kremlin Sarayı’nın propaganda araçları” olarak nitelemiş RT Deutsch’a yayın lisansı verilmemesini istemişti.

Kişi kendinden bilirmiş işi…

TUGAM

Alman vakfıyla ilişkili Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’nın deşifresini buradan okuyabilirsiniz

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

İlgili Haberler

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL